Posts

Petit voyage - Casablanca, Mayıs 2015

Image
Son dakika kararı ile iş için Casablanca'ya gidiyorum. Fas zaten görmek istediğim yerler listesinde idi, bu ziyarette sadece Casa'yı görebileceğim ama ona da razıyım. Havaalanından 1 saatlik bir yolculuk ile  Hyatt Regency Oteli'ne vardım. Otel  sözde oranın en kaliteli otellerinden biri, tam UN meydanında, en merkezi yerinde ama birazdan okuyacağınız üzere sürprizlerle dolu bir yer. Otele girer girmez odaya bile çıkmadan toplantılara başladım. Akşamüstü 6 gibi, otelle ilgili ilk bomba çıktı ortaya: Otelde kuafor olmadığı için telefonla dışardan bir kadın geldi ve odamda saçımı yaka yaka dünyanın en pahalı fönünü çekti. Işkence biter bitmez, kendimi hemen dışarı attım ve Medinat-Old Town daki Souq/Çarşı da ufaktan dolandım.  Bu arada  Faslı arkadaşımın aksesuar-mücevherlerini çıkart uyarısını dinledim, yanımda para bile yok (zaten bozdurmamıştım), telefonumu sıkı sıkı tutuyorum elimde. Souq dediğim yer  bizim Kapalıçarşının daha eski ve iptidai versyonu. Am...

Minik Likya Yolu - Olympos, Haziran 2015

Image
Izmir'den Sun Express'in tam zamanında kalkan ve erken inen uçağı ile Antalya'ya varış (normalde reklam almam ama beklentimin üstünde idi), eski iş yerimden artık Antalya'da çalışmaya başlayan bir arkadaşıma gidiş, kahvaltı sohbet derken, Istanbul'dan arabayla gelen şoför Nebahat Abla'nın beni alması.  Yol boyunca iklim sürekli değişti, güneş-bulut-yağmur derken kendimizi şaşırdık. 1,5 saat sonra Çıralı'da Lukkie's Lodge'a varış. Sanki  minik bir cennet. Minik prefabrik evler ve minik verandalar. Odaya ayakkabımızı çıkartarak girmemizi rica eden mekan sahibini şaşırsak da kırmıyoruz, hızlıca üstümüzü değiştirip, plaja iniyoruz. Çıralı sahile giderken bir köprü var, nedense oraya park ediyoruz ve minik bir patikadan yürüdükten sonra  uçsuz bucaksız, bol çakıl taşlı ve şezlong-şemsiye hatta insan dahil hiçbirşey olmayan bir plaja varıyoruz. Şaşkınlığımı ifade etmenin bir yolu yok. Sessiz, ıssız bir yer bekliyorum ama bunu değil. Nitekim bu Olympos tara...

Beklenmedik olumlu bir sürpriz - Prag, Ekim 2014

Image
Geleneksel "işten kızlar" gezimizin bu seferki durağı Prag. Hiçbirimizin daha önce gitmemiş olduğu bir yer bulma sevinciyle Mayıs ayından biletlerimizi aldık. Vakit yaklaştı ve nitekim 8 kızdan ikisi  hariç geri kalan herkes sağlık-bakıcı-toplantı-yeni iş vb derken gelmeme riskiyle karşılaşıp, feleğin çemberine bir çelme takıp hırsla Prag'a yol aldık. Öncelikle, kafamdaki Prag: kasvetli, ağır ve fazlasıyla romantik bir şehir. Zamanında birileri Budapeşte'ye benzetmişti ve benim için yukarıdaki tarife de çok uyar Budapeşte, bu sebeple kızlarla gidiyor olmasaydık listemde olmayan bir şehirdi... Ama yanılmışım, herkese tavsiye ederim! Havaalanından otele giderken ilk izlenimimiz beklentimizden daha düzenli, yeşil ve estetik bi yer şeklinde oldu. 30 dk sonra şehrin eski bölgesindeki otelimize vardık. Prague Residences, Royal Boutique Residence Apartments'da kalıyoruz, odalar evimden büyük, kocaman salon ve oda, yüksek tavan, geniş banyo, resmen yıkılıyo estetikten. ...

Hayallerim, aşkım ve sen - Küba!, Mart 2015

Image
Bana Küba merakı nerden ya da ne zaman geldi cidden bilmiyorum. Ama kendimi bildim bileli orası benim için hayalimdeki destinasyon oldu. İşin ilginç kısmı dünyayı tavaf ettim, 10 tur attım belki ama bi türlü orası kısmet olmadı. Ya zaman uygun değildi, ya para yoktu ya da yorgunluk. Küba'daki ilk sabahım! Bu sefer azmettim, en azından 2015'te gidicem diyerek Aralık ayından Şubat sonu için Aeroflot'tan çok uygun fiyata bilet aldım. Yolculuğa nerdeyse tüm dünyayı dolaşmış ve kuzenimin arkadaşı olan Vanes ile gidiyorum.  Bu arada tipik, uçak biletini aldığımda bomboş olan Ocak-Şubat programım öyle bir doldu ki aralarda toplam 3 gün İstanbul'da geçirerek Dubai-Tel Aviv-Dubai-Kenya ve Küba'yı 1,5 aya sığdırdım. Dediğim gibi uçuş Aeroflot ile. Benim Aeroflot tecrübem 15 yıl önce dökülen bir pır pır uçakla,  tavuk sesleri ile Moskova'ya gitmek. Biraz çekimserdim ama hem acentenin ikna etmesi hem de uçağa binince rahatladım. Ama uçuş deneyimi için aynı şeyi...

Mamma mia: Dove la Mafia? - Sicilya, Nisan 2014

Image
En baştan söyliyim, bu yazıda bir Don Carleone, bir mafya ya da pastoral bir kırıntı arıyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız! Eğer Italya’da Roma –Venedik –Floransa’yı, Amalfi kıyılarını ya da Toskana’yı görmediyseniz önce oralara gidin, sonra bedava bir tatil fırsatı çıkarsa Sicilya’yı tercih edin, o derece.. yok bana güzel yemek ve şarap olsun yeter derseniz, doğru yerdesiniz! Paskalya turu ile Catania’ya uç, tur otobüsümüzle deniz kenarındaki Tekirdağ’ı anımsatan kampingler eşliğinde Palermo’ya var. Eski ve köhne bir havası, boş sakin sokakları var bu şehrin. Gezdiğimiz çeşitli tarihi yerler arasından en fazla Via Roma (ana caddesi) ’dan sapınca her köşede bir mevsimin heyellerle anlatıldığı Quatro Canti meydanını çok ihtişamlı buldum.  Otele dönmeden önce nazik otobüs şoförümüzün ikram ettiği kahveyi acılığından dolayı çaktırmadan çöpe dökmemiz de görmeye değerdi. Politeama adlı kendisi eski ama Politeama adlı önemli bir meydanda olan otelimize geldik. Otel hem merkezi hem...