Posts

Showing posts with the label Bodrum

Bitmeyen tutku Bodrum, 2013 yaz izlenimleri

Sezonluk Bodrum yazısı artık bir klasik hale geldi. 3 kısa tatil yaptıktan ve bu yıl artık gitme planım olmadığından artık izlenimleri yazabilirim. Her sene olduğu gibi her defasında iyi geldi Bodrum. Hele en son gidişimde evde elde yaplmış gözleme –önümüzdeki pazardan alınmış kaymak ve köy yumurtalı omletli kahvaltı üstü masaj üstü denize girmece ve über keyifli Tel Dolap macerasından sonra tam aşka geldim. Önce bu yıl ziyaret ettiğim klasikleri özetliyim:   Yelken otelden denize gir, Bodrum Sünger Pizza'da pizza salata, akşam Bodrum Marina, Adamik’e üzülmece ve tabii ki Cafe del mar. Ve şimdi de yeni keşifler... Konaklama olarak sürekli methini duyduğum ama bir türlü gidemediğim Manastır Hotel. Halikarnas’ın tepesinde, balkonundaki çerçeve gibi mimariden dolayı sanki bir Bodrumj kalesi tablosuna bakıyorsunuz o kadar keyifli. Kahvaltı güzel, 3 kişi kalında dublex oda güzel, daha ne istiyim. Yemek olarak, herkes bilirmiş ve cidden o civara çok sık gitmiş olmama ra...

2012 Yaz- Bodrum Izlenimleri

Image
Hani “tam bir Bodrum aşığıyım” derler ya, her ne kadar kulağa klişe gelse de, her defasında beni şaşırtan bir yönü var Bodrum’un. Öncelikle her zevke bütçeye uygun alternatifler var, yıllardır kalitesini bozmamış ve gitmekten büyük keyif aldığım mekanların yanı sıra kendini sürekli yenileyen ya da sonradan keşfettiğim bir yanı da var. Lady in red Bu yazının Bodrum Turizm ve Tanıtma Komisyonu’nun katkılarıyla hazırlanmış gibi durmaması için izlenimlere geçiyorum hızlıca. Her sene olduğu gibi birkaç defa gitme fırsatım oldu bu yaz da Bodrum’a. Ilki Mayıs sonu Haziran başıydı ve çok kalabalık değildi, yine de akşamları eğlenecek kadar   dışarıda insan vardı. Benim için özellikle akşamları bir Bodrum klasiği olan Bodrum Marina, Sünger Pizza, Küba, Adamik e gittik.

Bir yaz klasiği, Bodrum - Temmuz 2011

Anladım ki Bodrum bana her zaman iyi geliyor. Cuma iş çıkışında Sabiha'dan atladım uçağa. Bülent'in bana jesti sonucunda beni havaalanından bir araç aldı, Ortakent'te Palavra diye bir balıkçıya götürdü. Deniz kenarı, kumların üstünde masalar, belli gündüz şezlonlar alıyor bu masaların yerini. Bavulumu kumlarda sürükleyerek muhtesem bir giriş yaptım restauranta :) Sakin, keyifli bir yer, 10 kişilik masamızda nedense haremlik selamlık oturulmuş, üstelik kadınlar çocuk muhabbeti yapmakta. Bi an bayılcam sandım. Bu arada Gümüşlük'te Limon diye bir yer açılmış, ilk planda o vardı ama olmadı. Son anda gitmekten yan çizdiği Ajda konseri yerine (ki nitekim kendisi iptal oldu son dakikada) Özgürlerle merkezde buluşup Adamik'e gittim. saat 2 gibi, konser iptal olduğu için yarı hüsran yarı mutlulukla şehre inen Yeşimlerle Küba'da buluştuk. Bu kadar yakınımda bu kadar enteresan bir manzaraya şahit olduğum ender bir geceden sonra demlenmiş! bir şekilde Yalıkavak'a dönd...