Posts

Showing posts with the label Yunanistan

Mavi mavi masmavi - Thassos / Yunanistan, Haziran 2016

Image
Sabah 05:00. Bir öğrenci servisindeyim. Etrafta polis, bi sınır kapısındayız. Yarı uykulu yarı uyanık; rüyada mıyım, neden servisteyim, okul gezisinde miyiz derken ayıldım: Bu araçla Thassos'a gitmek üzere Yunanistan'a geçmeye çalışıyoruz. Aracın kaydında sorun olduğu için bizi bekletiyorlar. 7:30'ta Istanbul'dan araç geldi, sorunsuz şekilde karşıya geçtik.  Keramoti Limanı'ndan Eskihisar arabalı vapuru gibi bir vapura bindik. 45 dakika sonra Thassos'a Türkçe adı ile Taşöz adasına vardık. Liman bölgesinden Skala Prinou adlı bölgeye geldik, İlio mare adlı nerdeyse adanın en güzel otelinde kalıyoruz, güzel desenli yastıklar, kocaman vazolar filan dekorasyon yıkılıyo. İnternetin paralı olmasına sinir olduk ama kadı kızında bile kusur olur.

Şövalyeler nerde? - Rodos, Ağustos 2015

Image
Çekirdek ailecek, kapı vizemizi aldık, Marmaris'te bir gece konaklayarak Rodos'a feribotla yol aldık. Biletimizi İstanbul'dan bir acenteden almıştık, siz direk Yeşil Marmaris'ten daha ucuza alın. Çok beklemeden, yardımsever personel ile bir saatlik rahat bir yolculukla vardık Rodos'a. Kapıda bir saat giriş için bekledinten sonra liman çıkışında taksiye binip, sonradan merkeziliğine pek şükrettiğimiz Lydia adlı otelimize geldik. Otel aslında şehir oteli gibi gözüküyor, etrafında Tommy H, H&M gibi bir sürü mağazalar var, neyse ki etraftaki 2-3 katlı binalar yazlık bi yerde olduğumuzu hatırlatıyor.  Öğlen için gelirken yolda gözüme kestirdiğim ve hemen çapraz köşedeki Mirage adlı villa tipli lounge barda yemek yiyip plan yaptık.  Ilk gün araba kiralamak istemediğimiz için civarda bir plaja gidicez sonra eski şehri gezicez. Üstümüzü değiştirip otelden çıktık, 10 dk yürüyüp Casino Rodos'un oraya vardık, önünde bir sürü plaj var biz annemle sağdan iki...

Kos, Temmuz 2010

Image
Bodrum’a gitmişken, hazır vize de var diye Kos’a da gidelim dedik. Yeşim ile birlikte sabah 9 civarı Turgutreis’e gittik. Feribot biletimizi hemen oracıkta aldık ve kuyruk bile beklemeden feribota bindik. Yaklaşık 40 dakika sonra adanın kurak ve çorak bölgeleri karşımıza çıktı. Sırasıyla bir sürü şemsiyenin bulunduğu plajların arka arkaya dizildiği bölge, sahil kasabasını andıran şirin bir alan ve en sonunda kalenin orada (gene bir kaleye rastladım!) indiğimiz liman. AB ülkesi vatandaşı olmayanlar için tipik uzun süren bir kuyruktan geçtik ve Kos toparaklarına ayak bastık. Yeşim @ Liman Caddeye varabilmek için içinden geçtiğimiz limandaki ultra lüks yatlara bakıp, foto çektikten sonra caddeye vardık. Her yerde bisikletli ya da motorlu gençler, yaşı geçmiş turistler var. Biraz ilerleyip balıkçıların olduğu meydana geldik ve sola doğru döndük. Ayakkabı –mayodan, magnet – hediyelik eşyaya ıncık cıncık satan birçok dükkan. Aynen Bodrum çarşı gibi. Oradan sağa sapıp birçok mağazanın ...

Mykonos, Temmuz 2008

Image
Ingilizler’in deyişiyle Aybita (Ibiza)’dan sonra Avrupa’nın en çılgın adası Mykonos’a, tam da zamanında; bir temmuz ayının başında gittik. Ekip süper eğlenceli, Yesh ve Tola, ben, Özlem ve Özgür. Havaalanında, tavsiyeler ve internet araştırması sonucunda bulduğumuz yerlerden 4 günlük programımızı yaptık. Çocuksu heyecanımız ve etraftaki coşkulu gayler ile pırpır uçağımıza bindik ve 1 saat sonra vardık adaya. Resimlerde gördüğümüz mavi kubbeli, beyaz taş evler dolu her yer ancak çorak mı çorak bir iklim, yeşillik nerdeyse yok denecek kadar az, etrafta motorlu tipler. Bodrum’un 1970’lerdeki hali bu olmalı, zamanı sanki dondurmuşlar diye düşünerek Olia isimli otelimize vardık, hafiften yerleştik. Şehir merkezine gitmek için resepsiyondan önerilen otobüsü yaklaşık 45 dakika bekledikten sonra, ertesi gün ilk iş araba kiralamaya karar verdik.

Selanik ve Alexandroupolis (Dedeağaç), Haziran 2010

Image
Yazın gelmesini değerlendirerek, uzun zamandır birçok kişiden duyduğum Alexandroupolis (Dedeağaç – kısaca Alex) e gitmeye karar verdik. Planımız, fotoğraf kursunu yeni bitiren Yeliz’in fotoları çekmesi, benim de sonrasında yazmam. Biri çeker biri yazar :) Esenler - Metro Tur Hazır oralara gitmişken Selanik’e de bir uğrayalım diyerek, Metro turdan bilet ayarladım. Hayatımda ilk defa – ve artık son defa- otobüsle yurtdışına çıktım. Aslında ilk başta herşey çok iyiydi. Öncelikle kişi başı gidiş-dönüş 140 tl gibi Bodrum’a bile gidemeyeceğiniz bir rakama bilet aldık. Giderkenki otobüs çok ferah, serin, geniş koltukluydu; zamanlamalar süperdi ve hatta her koltuk için özel tv bile vardı. Asabi + gay muavin bile sinirlerimizi bozamadı taa ki Yunan sınırına gelene kadar. Öncelikle 1 saat dışarıda bavullarımızın uykulu köpek tarafından koklanmasını bekledik. Gecenin 3’ü olması ve bir saattir ayakta olmamız sebebiyle, bir pencere kenarına tünemiştik ki, kalantor amcanın biri, o pencerede ot...