Posts

Bir günlük macera: Marsilya -Eylül 2011

Image
Kaderin alakasizca bulusturdugu 5 kisi. Bir yanlış anlaşılma sonucunda nerdeyse sadece bir günlüğüne gelinen bir tatil. Rahat koltuklar ve güleryüzlü ama biraz konuskan hosteslerin olduğu bir gece uçuşu. Gecekondu mahallesini andiran, özensiz ve metro istasyonu vari basit bir havaalani. Transfer aracı ile merkez istasyona gidiş ve taksi icin dışarı çıkmamız ile birlikte hayatin gerçekleri ile tanışmaca: iğrenç bir sidik kokusu?!,   uzun bir taksi kuyruğu ve etratfa ne taksi ne de harita yok, fareler cirit atıyor. Saat ise sabahın 4’ü. Tam bir korku filmi başlangıcı yaptık Marsilya’da. Oysa surpriz bir şekilde Pegasus’tan hediye olarak kazanmıştım bu seyahati.   Kanal Türk’te “Aş Kendini” adlı en sevdiğim Türk seyahat programını sunan   Aydan’la olacaktık. Neyse ki, başladığı gibi kabus geçmedi. Bu aksilikleri umursamayıp   iphone google maps ile, bar çıkışı yemek yiyen göçmenlerin arasından yürüye yürüye bulduk yolumuzu. Otelimiz ara sokakta St Louis adli mini...

La Dolce Vita a Roma - Eylül 2011

Image
Neye niyet neye kısmet diyerek, Irene Kasırgası’ndan dolayı iptal edilen New York seyahati sonucunda yolumuz Roma’ya düştü. İlk –ve de son- 15 yıl önce ailemle gittiğim Roma’ya aslında geçen senelerde bu bilinçli halimle J tekrar gitmek istemiş ancak fırsat bulamamıştım. Sabah erken uçakla Roma’ya gittik, şehre inmek için oranın Havaş’ına bndiğimiz anda ayağımı birşey ısırdı ve bütün seyahat boyunca benle gezecek kaşıntım başladı. Termini –ana tren istasyonuna gittik, nasıl kalabalık nasıl gürültülü. Orada işimizi hallettik ve metroya bindik yürü babam yürü. Son gün anladık ki o metroda o kadar yürüyene kadar otele de varırmışız. Neyse Barberini meydanında Via Sistina daki Italyan aksanı ile Otel kinggi (gerçek adı Hotel King) olan bakımsız otelimize yerleştik. Bütün tatil boyunca resepsiyona her gittiğimizde birbirine benzeyen ama farklı 6 ayrı kişi duruyordu.                    ...

2 Ekim 2011 Pazar günü Kanaltürk - Aş Kendini Programındayım!

Geçen ay Pegasus'un talihlisi olarak, Aş Kendini Programı ve sevgili Aydan ile Marsilya - Cannes - Aix En Provence'a gittim! 2 Ekim Pazar günü saat 14:00'te KanalTürk'te beni izleyin :) Detaylar ve tavsiyeler program yayınlandıktan sonra burada..

Bir yaz klasiği, Bodrum - Temmuz 2011

Anladım ki Bodrum bana her zaman iyi geliyor. Cuma iş çıkışında Sabiha'dan atladım uçağa. Bülent'in bana jesti sonucunda beni havaalanından bir araç aldı, Ortakent'te Palavra diye bir balıkçıya götürdü. Deniz kenarı, kumların üstünde masalar, belli gündüz şezlonlar alıyor bu masaların yerini. Bavulumu kumlarda sürükleyerek muhtesem bir giriş yaptım restauranta :) Sakin, keyifli bir yer, 10 kişilik masamızda nedense haremlik selamlık oturulmuş, üstelik kadınlar çocuk muhabbeti yapmakta. Bi an bayılcam sandım. Bu arada Gümüşlük'te Limon diye bir yer açılmış, ilk planda o vardı ama olmadı. Son anda gitmekten yan çizdiği Ajda konseri yerine (ki nitekim kendisi iptal oldu son dakikada) Özgürlerle merkezde buluşup Adamik'e gittim. saat 2 gibi, konser iptal olduğu için yarı hüsran yarı mutlulukla şehre inen Yeşimlerle Küba'da buluştuk. Bu kadar yakınımda bu kadar enteresan bir manzaraya şahit olduğum ender bir geceden sonra demlenmiş! bir şekilde Yalıkavak'a dönd...

Enerjik Alexandroupolis - Temmuz 2011

Image
Bir şehre, birlikte   gittiğin kişilerin anlam kattigina, şekillendirdiğine her zaman inandım. Yanında o yeri avucunun içi gibi bilen birinin olması da fark yaratır. Henüz geçen sene gittiğim Alexandroupolis’in geceyle gündüz kadar farklı yönlerini yaşarken, işte bunları düşünüyordum. Bilge’nin başının etini yememiz sonucunda,   kendisi çocuklarını   ve eşini ve tabii ki minivanını ayarladı ve biz yola koyulduk. Akşamüstü 3 te yola çıktık.   Ipsala yerine Pazar Kule kapısından hiç beklemeden geçtik. Alex e olan yolu 45 dakika uzattık aslında ama kapılarda bekleme süresini minimuma indirmiş olduk böylelikle. Kaymak gibi otobandan geçtiğimiz için o 45 dakika bizi yormadı (daha dogrusu sürücümüz Bilge’yi). Tek   sorunumuz freni pek tutmayan aracımız oldu ama kazasız belasız atlattık J Party crashers gibi, direk Aya Yorgi koyunda aynı isimli beach club – restaurantta yemeğe gittik. Süper gün batımı manzarası ile adambaşı 17 euro vererek deli gibi   deniz ...