Posts

Planların bozulduğu yer - Gökçeada, Ağustos 2013

Image
30 Ağustos tatili vesilesi ile Cuma – Pazar yakın ve sakin bir yere gitme hevesiyle Gökçeada’yı seçtik. Cuma sabah erkenden yola çıkarız, öğlen gibi varıp sakin sakin gezeriz, şarabımızı içeriz, denize gireriz ve surf yapıp dinleniriz hayalindeyiz. Bir kısmı gerçekleşti ama nasıl... Önce kalabalık olabilitesi olan katılım iki kişiye düştü: Eski iş arkadaşım ve ex komşum Burak’la ikimiz gidicez. Sonra sırayla diğer planlar da altüst oldu.. Bro uyuyakalınca sabah 5 yerine 7’de yola çıktık. Yolda kahvaltı yapış, şansa marketten bir paket galete alış (aç kalacağımızı bileydik başka şeyler de alırdık), 30 Ağustos töreninden dönen askeri araçları görerek mutlu olmaca, Google Maps’in önerdiği   iğrenç tozlu bir yoldan kayıp mı olduk düşüncesi ile 1 saat gitmece ve 11:30 itibariyle Gökçeada feribot kuyruğuna varış. Her feribot 85 araç alıyor ve biz güne 205 inci sıradan başladık!! Üstelik feribot 2-3 saatte bir geliyor. Öyle bir kuyruk var ki, deniz nerde onu algılayamıyoruz. Orman...

Yaz sıcaklarına kısa bir ara - Edinbra (Edinburgh), Ağustos 2013

Image
Aslında bu yazının başlığı “Macera dolu edinbra” olacaktı. Üstelik “Oh Belo, burası Edinbra Iskoçya” seklinde başlayan bir şarkı da uyarlamışken. Ama başka bir yazıya da bu ismi verdiğim için farklı bir başlık kullandım. Öncesinde anlatilabilecek o kadar çok şey var ki; Ocakta aldığım bilette yediğim kazık, rezervasyon yaptığımız   otelin zırt pırt önceden parayı kredi kartından çekmesi ve geri vermesi, vize alırken yaşadığımız komedi ve stres. Ama hepsine değdi!   Hatta bence bu yılın en iyi seyahati oldu. Herşey Iskoç eniştemizle başladı, 11 kişi yollara düştük:   Müge –Steve, Irem – Tolga, Gökçe –Alper, Oral – Haluk ve ben-Nevra-Aslı üçlüsü.   Bizim üçlü dışındakler bizden bir gün önce gitti ama macera bizle başladı ;) Önce sabah 6’da beni alacak Nevra uyuyakaldı. Allahtan Aslı Nevra’yı uyandırdı da sıkıntı olmadı. Uçak şaşırtıcı derecede dolu. Ve tek turist biziz. 4 saatlik direk uçuştan sonra Havaş gibi otobüse bindik ve oranın ana cadesi olan Prin...

Yeşil ve mavinin elli tonu (Aşırı doz) – Karadeniz, Nisan 2013

Image
Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz Karadeniz’e hey Karadeniz’e. Karadeniz’de aynı Portekiz gibi son 3 yıldır gezelim görelim listemizde yer alıyordu ve nitekim başardık! Grup ben, Müge, Müge’nin kocası Iskoç enişte Steve ve Müge’nin kardeşi Özge’den oluşuyor. Nisan’da gitmeyin donarsınız dediler de inanmadık, turda bizden başka kimsenin olmaması da bizi durduramadı. Ulvi ve sisli Sümela Sabahın körü uçuşu ile varış, şehrin dışındaki Kesos adlı otele varış, 4 günlük turu 2 güne indirmek suretiyle yeni tur programı yapış ve doğru Sümela Manastırı . Sürücümüz yürüyerek gidelim, sadece 15 dakika sürer dedi. Allah’tan yağmur yağdi da, arabayla gidilebilecek en son noktaya kadar gittik.   Ordan nerdeyse yarım saat yukarı yamuk kaygan bir yoldan gittik, trekkinge uygun, kaymayan – su geçirmeyen   süper sağlam bir ayakkabi   giyin. Sümela   dördüncü yüzyıldan kalma   bir kaya klisesiymiş, dağların tepesine kurulmuş ve ulvi bir havası var. Anc...

"Bonus" Batum, Gürcistan – Nisan 2013

Image
23 Nisan münasebetiyle gittiğimiz Trabzon – Rize turundan kaçamak yapıp Batum’a gittik. Modern inşaa edilmiş Gürcistan sınırından geçip Batum’a gidiş. Yol üstünde Sarp şehrine varış. Yolda St. George heykelinde mini bir foto molası, evlenmek isteyen çiftler buraya gelirmiş. Özge’nin nişanlısı askerde, onun gıyabında Özge ile dilekte bulunduk J Batum’a vardık , dünyanın ikinci en büyük botanik bahçesine götürdüler bizi: 2 saat yürüyerek gereksiz ve uzun bir yürüyüş yaptık, aklınızda olsun golf arabasıyla da dolaşılabiliyor.

Melankolik Porto; Estetik Lizbon - Mart 2013

Image
Valla kimse gelmek istemedi, ya sıra oraya gelmedi dedi, ya merak etmiyorum dedi, ya da vaktim yok dediler. Ama kısa destinasyon listemin en üstündeydi kaç zamandır ve bir türlü kısmet olmadı Lizbon. Paskalya vesilesi ile uygun bir tur buldum ve bir ilki daha gerçekleştirerek hayatımda ilk defa tek başına bir tura katıldım; bundan sonra da tek başına turla giderim. Genelde orta yaşlı çift ya da bayanlar vardı, benim dışımda 3-4 kişi daha tek gelmişti. Türk insanı mazlumun yanında, beni sürekli kolladılar, her yere çağırdılar, yemek ikram ettiler filan. Bunun yanında insanlarla birlikte olma oranını kendin ayarlayabiliyorsun. İlk başta benim tecrübesizliğime geldi, ikinci aksam bi baktım 20 kişi “sen bizim tur liderimizsin” diyerek arkamda, metroya bileti ben alıyorum, menüyü Turkceye çevirip onlara sipariş veriyorum filan. Dersimi aldım ve kendim ayarladım. Istediğim zaman tek istediğim zaman onlara takıldım ve çok keyifli geçti. Ispanya Santiago havaalanına inip, minibüste uzun bir...