Fotoğrafik GAP - Ekim 2012

En sonunda Allah nasip etti de Kurban Bayramı vesilesi ile uzun yıllardır istediğim GAP turuna çıkabildim. Aslında Küba’ya gitme hayalim vardı ama neye niyet neye kısmet (her işte bir hayır var, yüzyılın kasırgası Sandy yıktı geçirdi oraları)
Meğersem annemler de içli içli isterlermiş oraya gitmek, şansımızı deneyerek bir sürü acente ile görüştük ve “evet terör var ama turu etkilemedi, bu 4. Tur”, “evet hanfendi, Hatay’da bir sürü Suriyeli var ama biz turistik yerlere gidiyoruz” şeklinde bir telefon görüşmesi sonucunda tura kayıt olduk.
Hürriyet Gazetesi haberi
Nitekim, sabah 3:30da buluşarak, havaalanına gidiş ve ordan Urfa’ya iniş. Yağan şeye yağmur denmiyo, cidden sel götürüyo ortalığı (bkz Hürriyet gazetesi haberi). Iner inmez sanki yıllardır vatana hasret insanlar olur da yeri öperler ya, onun gibi direk Balıklı Göle gittik. Oradaki Ayn-Zeliha adlı bir yerde vasat bir kahvaltıdan sonra, gölün hikayesini dinledik, ordan medrese ve Hz. İbrahim’in doğduğu mağaraya gidildi. Otobüsteki yerel rehber ile  Ibrahim Tatlises dedikodusu, halk ikiye bölünmüş meğersem, yarısı pek severmiş, yarısı da hiç haz etmezmiş. Bu arada “yerel rehber” gibi bir ibare kullandım, bölgedeki belediyelere şapka çıkartıyorum,  sokakta dolaşan çocukları özel bir eğitimle turizm elçileri olarak eğitiyorlarmış ve yasal yoldan kontrollü para kazanmalarını  sağlıyorlarmış.



Kültür Turları - Ekim 2012

Yurtiçinde ya iş için seyahat ettiğim ya da Bodrum Çeşme gibi yerlerde dinlenme tatili yaptığım için bu yıla kadar kültür turuna gitme fırsatım olmamıştı. Bu sene önce rehberli gittigimiz Bozcaada ve akabinde 5 günlük GAP turu sonrasında bu yazıyı yazmak farz oldu.

Öncelikle içinden kültür fışkıran, müze ve ören yerlerinin bol bol gezildiği, acıkmadan öğün üstüne öğün tüketildiği, rehberlerin m.ö den çıkıp mitolojiden - antik çağlar ve günümüze kadar gelişimlerini anlattığı (milyon tane Tanrı ve Tanrıça ismi duyduğunuz ve muhtemelen sonrasında bir daha hiç hatırlamadığınız) yurtiçindeki turlara kültür turu deniyor. Aslinda bi Roma’ya ya da Paris’e vb turla gittiğinizde de rehber anlatım yapıyorsa o da kültür turu sayılabilir bence ama turizm camiasi böyle düşünmüyor nedense ve sadece yurdumun içinde olursa bu kategoriye sokuyor.

Tur programları az çok önceden belli ve burdan da aktif-hareketli ve kimi zaman da yorucu olacağı önceden tahmin edilebiliyor. Eğer tarihe meraklıysaniz ve aynı anda bir kaç yeri göriyim tek tek gitmek zor olur, bir bilenle gidiyim de anlatsın derseniz kesinlikle sizin için ideal. Her gun farkli bir il, nerdeyse farklı bir kültür ve farklı bir mutfak...