Komşu şehir New York, yeniden - Ekim 2012

Her zamanki seyahat şansım devam ederek (tahtaya vurun) bir yıl bile dolmadan tekrar New York’a gidiyorum: Yeliz bir düğüne katılacağı için otel odam hazır, biriken (ve bitmeyen) Adios puanlarla bilet bedava.
Yola çıkmadan bir gece önce Müge’nin düğünü için hayatımda ilk defa takma kirpik taktırmıştım ve havaalanında sanki ben ben değilim: bir göz süzüyorum biri yere düşen kâğıtları topluyor, başkasına bakıyorum uçak biletim için yardımcı oluyor. Hadi hayırlısı dedik ve uçağa bindik.
Online check-in de geç kaldığımız için uçağın en arkalarında yer kalmış, 3lü bir koltukta aramızda bir kadınla oturuyoruz. Biz gittiğimizde kadın koridorda benim yerimdeydi, ne farkeder bütün koltuklar aynı filan demeye kalktı ama biz püskürttük, hatta yol boyunca Yelizle birbirimize birşeyler vererek, kadını ortada olduğuna pişman ettik. Üstelik benim grip olduğum için yol boyunca burnumu silip hapşırmam da cabası, kadın kesin grip olmuştur ininceJ
Bu arada ilk defa direk uçuyorum Amerika’ya, business – comfort vb uçmadıkça aktarmalı daha iyi geldi bana. Havaalanından atladık taksiye, Times Square’deki Milford Plaza adlı 8/44 ’teki otelimize gittik, Yeliz yorgunluktan ölüyor ama hasta olduğum için ilaç almak adına zorla bir Duane Reed ‘e sürükledim ve sonra direk klostrofobik odamıza gittik.