Çakma Koh Samui - Haziran 2011

Sabah 9 uçağı ile Bangkok’tan Koh Samui’ye uçtuk. Tropik ve sirin mi sirin bi havaalani, Chaweng bölgesindeki Dara Samui adli otele varis. Oda hazir olmadığı için mini ogle yemeginden sonra plaja gidis ve hayalkirikligi: İgrenc bulanık deniz, gitgit dizi geçmiyor, nerde benim memleketimin denizi..Sahilde yuruduk ve yanlari acik bungalowlarda masaj için randevu aldık. Bu esnada denize girdik, popolarımız kuma sürte sürte ıslandık.
görünüme aldanmayın

Ama sonrasındaki Yağlı masaj herrseye degdi.. Bütün haftanın en iyi masajıydı..Otelin önündeki şezlonglarda takıldık, ordan geri zekalı resepsiyonistimizin tavsiyesi ile HOT: House of Thai adlı bir yere gitmek için yola çıktık. Adada taksi çok pahalı, ulaşım aracı da, arkalarına koltuk yerleştirilmiş olan dolmuş pick-up lar. Gideceğimiz yeri söylemediğimiz için Allahtan şanslıyız, Poppies diye deniz kenarinda egzotik ve kaliteli bir yere geldik (bu arada gery the receptionistin söylediği yer kumpirci gibi bir yer ve üstelik kiralık tabelası var ve boşaltmışlar dükkanı!!) Çıkışta nedense salakca bir hirsla yuruyelim etrafa bakalim bisiler icelim dedik. 30 dk lik yolu 3 saatte aldik.her yerde cakma çantalar, saatler, terlikler.. Pazarliktan cidden kusma geldi, bence satinalmacilar buraya mutlaka gonderilmeli. Bir ilginç şey de dükkanların birçoğunda kapıda ayakkabı çıkartıyorlar??

Green Mango adlı sokağa gidin dediler, bütün eğlence ordaymış. İgrenc, farkettik ki bizim kaldığımız yer Gümbet gibi bir yer. Nasil igrenc tipler yerler ve yuksek sesli muzikler. Aralarinda sokagin ilk girisinde X diye bi yer vardi, o basitlik içinde ayrışıyordu ama kapaliyiz deyip almadilar bizi,ama galiba gay yeriydi zati.
Bir içki bile içeçemiş olmanın verdiği heves kursakta hissiyatı ile otele geri donus. Denizden isigi takip edip Ark Disco’nun yanındaki sahilkondu barda plastik bardaklar ve evde yapılıp sonradan şişeye dolduruldugunu dusundugum bi bacardi breezer ı bob marley eşliğinde içtim
pick me up before you go gooo
 Ertesi gun pick up ımıza atlayıp kahvalti icin Library adli yere gittik, hayatımda ilk defa kirmizi havuz gördüm, birini öldürmüşler sanki. Mimari ile ilgili bol kitaplı super bir kutuphane, cok minimalist bir mimari vb..
someone please call 911
Ordan 45 dklik dolmus yolculugu ile Water Fall 2 de Fil Safariye gittik, hic hayalimizdeki gibi mistik vb degildi, resmen torture bile denilebilir.
fillerin vücudunda kıl oldugunu biliyor muydunuz?
Otele donus, havuz ve deniz kenarinda acik havada masaj (ama bi gun onceki daha iyiydi) Akşam yemek için bi gün önceden rezervasyon yaptırdık aman gecikmeyelim diye imkansızı başardık ve 30 dkda 3 bayan yıkandık ve hazırlandık (cidden başarı). Six Senses adlı bir otele gittik ama nasıl tranquility, nasıl güzel anlatamam. Her yerde bungalowlar, huzur sarayı sanki. Burada “Dining on the rocks” ta emprovize yemekler yedik.. Life time experience.. Çıkışta Bangkok’ta gidemediğimiz için içimizde uhde kalan Q bar adli ezik mekana gittik. Sarmayınca bizi çıktık (sezon diil diye kendimizi avuttuk)
Son gün Nikki Beach’te sampanya esliginde brunch yaptık, nasıl kokoş bir yer anlatamam, canlı müzik – dj – havuzda 6 packsleri ile dans edenler ve bir de 10-12 yaşında 3-4 tane domuzcuk: havuzda börekleri mideye indiren Pakistanlı cocuklar. Ve ben boyle bir gunde en pasakli halimdeyim. Neyse 4 gibi çıktık ordan, Nevracığım sağolsun, hiç alışveriş yapmadım ki deyip, havaalanında yeni bavuluna eşyalarını sığdırmakla uğraştık.
Bu arada bendeki 11 sinek isirigi, 3 yara, 6 kocaman morluk ve kelimeleri uzatarak konusma ve İngilizcemizin bozulmasi yanımıza kar kaldı :) Havaalanında dönerken garsonun ma-daaaammm diye arkamdan bagirarak, restaurantin hardalini benim sanip vermeye calismasi ile unutulmaz bir kapanis yaptik.
Koh Samui için belki doğru zaman değildi, belki çift gitmek gerek, belki biz doğru yerde kalmıyorduk ama bizim için hayal kırıklığı oldu.. Yine de Nevra sagolsun her dakikamiz komik gecti... Dünya küçük diyorum başka bişey demiyorummmm

0 comments:

Yorum Gönder