Seyahat vs. Tatil, Eylül 2010

İtiraf ediyorum, blogu çok boşladım...2 Bodrum, 1 Foça tatili ve zaten gönüllü emeklilikten dolayı tatil tadında geçen bir yazın son tatilinden döndüğüm gibi yazıyorum :)

Bu gidişimde, seyahat ile tatil arasındaki farkı daha net anladım... "Seyahat" benim için ciddi ama bir o kadar da eğlenceli; öncesinde araştırma ve plan yapıp, eşe dosta gidilecek yerleri sorup, hatta hayaller kurduğum, heyecanlandığım. Gidilecek noktaya vardığımda ise, yeni bir yer görmenin, sadece plana bağlı kalmayıp spontan bir şekilde kaybolarak keşfetmenin, özgürleşmenin, deli gibi yorulmama rağmen bol bol yürümenin coşkusunu yaşamanın... Gittiğim her şehirden bir şekilde ilham alıp, bir sürü yaratıcı fikirle geri dönmemim sebebi de bu coşku aslında. Ne diyim, ister yurtiçinde olsun ister yurtdışında; seyahat etmeyi seviyorum :)

"Tatil" de ise mekan, boyut, zaman yok benim için. Benim tatilim; dinlenme, bol bol kitap okuma, istediğin zaman kalkıp istediğin zaman yatma, eglenme ve tek derdimin "bugün ne yesek" olduğu bir içeriğe sahip. Bu yüzden de ha Antalya'da ha Bodrum'da olmuş farketmiyor, dış dünya ile bağlantıya ihtiyaç yok (bu gibi tatil bölgelerine birçok kere gittiğim icin zaten o bölgedeki her yer nerdeyse bildik, yurtdışındakileri ise seyahat kategorisine ekliyorum). Ya da kaldığın yer ister ev olsun isterse 5 yıldızlı otel. Bu mekanın dışına çıktığın anda yapılabileceklerin sayısı - eğer yeni bir yer değilse- kısıtlı. Seyahatlerde olduğu gibi zaman yetmeyeceği için bir yerden diğerine koşturmaca yok, aksine huşu içerisinde istediğini yapabilme özgürlüğü var. Ancak üç günden fazla dayanamadiğimi da itiraf etmeliyim.


Sizin seyahat / tatil anlayışınız nasıl?

0 comments:

Yorum Gönder